http://s6b.directupload.net/images/090603/emb6lli2.png

http://s4b.directupload.net/images/090603/l6p6kdqf.png

http://s3b.directupload.net/images/090603/rewzr4p4.png

http://s3b.directupload.net/images/090603/noxlt7wd.png

http://s10b.directupload.net/images/090603/jfnjxosy.png

http://s2b.directupload.net/images/090603/gjuv4xts.png

http://s8b.directupload.net/images/090603/v3u4ldx7.png

http://s7b.directupload.net/images/090603/6y4nbsqc.png

http://s1b.directupload.net/images/090603/h3zgpwm9.png

http://s11b.directupload.net/images/090603/n9fpz2y9.png

http://s11b.directupload.net/images/090603/8xmiyl58.png

Dini Videolar

Dizi İzle

Programlar

Film İndir

Bilgisayar

Msn

Oyun İndir

Müzik

Sitem Hakkında

Web tasarım

Video

Death Track: Resurrection (2009

AKSU YAZILIM

Seni yendim KANSER

Buğday çimi ekin buğday şırası için...
Kanseri engelleyen besinlerin başında atalarımızın Orta Asya'da
içtikleri buğday şırası geliyor. Klasik tedavi yöntemlerini reddeden tüm
doktorların ortak iddiası, buğday çimi yenilmesi ve buğday şırası
içilmesi Pakistan'dakiHunzakut Prensliği'nde kanserden ölüm yok.
Hunzakutlular, acıbadem vekayısıçekirdeğini yiyorlar ve kansere
yakalanmıyorlar.
Türkiye'de de acıbademve kayısı tüketilen bölgelerde kanser vakalarının
azlığı dikkat çekiyor
Ödemiş'le Salihli arasında, binbir efsaneye konu olmuş, antik çağın
şarap veeğlence tanrısı Dionysos'un doğduğu yerde Bozdağ'ın eteklerinde
cennet
Gölcük kıyısında kanseri yenen, bu zaferi kazandıktan sonra mücadelesi
herkese örnek olsun diyerek bir de kitap yazan Doktor Ä°lhami Güneral
ilesohbetimiz sürüyor.

Önemli olan bağışıklık sisteminin güçlendirilmesidir.
Bağışıklıksistemini
güçlendirmek çok da zor bir şey değildir. Buğday müthiş bir
kanserilacıdır.
Buğday şırası kanseri önler ve bu önemli bir bitkisel tedavi aracıdır.
Buğday çimi, bol klorofil maddesi dışında 100 kadar vitamin, mineral ve
besin maddesi içerir. Taze olarak kullanılan buğday çiminde, aynı
ağırlıktaki portakaldan 60 kez daha fazla C vitamini ve aynı ağırlıktaki
ıspanaktan 8 kat Fazla demir bulunmaktadır.

Buğdayın bir başka özelliği ise kandaki toksinleri nötralize edenmaddeler
içermesidir. Sıvı oksijenle dopdolu olan buğday çimi doğanın en güçlü
anti kanseri olan 'laetril' içermektedir. Izgara etler ve füme
besinlerin kanserojen maddeler taşıdığı kanıtlanmıştır. Japon bilim
adamı Nagivara,taze buğday çiminde bu maddeyi etkisiz hale getiren
enzimler ve aminoasitler bulmuştur.

- Buğday çimini evde üretebilir miyiz?
- Evde de üretilebilir, küçük bir saksıda bile üretilebilir ve olduğu
gibi yenebilir. Evde üretemeyenlere tavsiyemiz ise buğday
şırasıüretmeleri....

- Buğday şırasını herkes yapabilir mi?
- Evet elbette mutlaka üretilebilir. Ä°sterseniz tarif edeyim. Bir
bardak aşurelik buğday, önce tertemiz yıkanarak bir litrelik camkavanoza
konur.
Ã�Å�zerine 3 bardak su klorlu olmamak şartıyla ilave edilir. Kavanozun ağzı
bir tülbentle kapatılarak serin bir yerde 24 saat bekletilir. Bu ilk su
kullanılmaz, dökülür. Kavanoza yeniden 3 bardak su ilave edilir. 24 saat

Bekletildikten sonra oluşan yarı gazozlu su içilmek üzere bir kaba
aktarılır. Böylece bir bardak aşurelik buğdaydan kış aylarında günde 5
kez, yazın ise günde 3 kez şıra alınır. Buğday şırasının lezzeti
bazılarına itici gelebilir. O takdirde her şıra bardağına bir C vitamini
tableti eklenirse, nefis bir içecek ortaya çıkar

- Az önce sözünü ettiğimiz 'laetril' buğday çiminden başka nelerde
bulunur? Çünkü anlaşılıyor ki, 'laetril' kanserin tedavisinde en
etkinmaddelerden biri...
- Evet, Türkiye'de en kolay laetrile ulaşabileceğimiz yer acı badem ve

kayısı çekirdeğidir. Ayrıca elma çekirdeğinde de vardır. Elmanın
çekirdeği yenilirse çok da iyi olur.Amerika'daki ilaç sanayinin
maşalarıbu 'laetril'
adlı ilacı yasaklatmayı başarmışlardır ama Meksika'da satılan 'laetril'
bu ülkeden alınıp kaçak olarak ABD'ye sokulmaktadır. Laetril, vitamin ve
minerallerle verildiğinde çok daha iyi sonuçlar alınmaktadır. 'Kanserin
Ölümü' adlı kitabında Manner, bu madde ile yüzde 90 başarı
kazandığınısöylemişti.

- Acıbadem ve kayısı çekirdeği de laetril içeriyor öyle mi?
- Evet öyle. Türkiye'de acıbadem ve kayısı çekirdeğinin sıkça
tüketildiği yerlerde resmi bir istatistik yok ama kanser vakalarının az
olduğuna inanılıyor. Resmi istatistik yapılan bir ülke var... Pakistan'a
komşu küçük bir prenslik olan Hunzakut'ta şimdiye kadar hiç kanser
olayına Rastlanmadı.
Hanzakut'un özelliği temel besinleri kayısı ve kayısı çekirdeği...

- Dünyada bugün kullanılmakta olan kemoterapi ve radyoterapi
bağışıklık sistemini bozduğunu iddia ediyorsunuz. Alternatif tedavilerin
bir sıralamasını yapsak en öne hangisini koyarsınız ?
- Önceliği bağışıklık sistemini güçlendiren tedavilere veririm, daha
sonra biyolojik tedaviler ve bitkisel tedaviler gelir. Bağışıklık
sistemi konusunda Alman doktor Issel'in tüm beden tedavisi bugün bu
ülkedeki 60/70 klinikte başarı ile uygulanmaktadır. Başarılı bir yöntem:
Tüm beden tedavisi...

- Tüm beden tedavisi nedir?
- Joseph Issel de bizim gibi kanseri lokal bir hastalık olarak değil,
tüm vücudu ilgilendiren sistemik bir hastalık olarak ele alılyordu. Ona
görevücutta sürekli olarak kanser hücreleri ürüyor fakat sağlıklı bir
bağışıklık sistemi bu hücreleri hemen tahrip ediyor. Issel'in bir diğer
tedavi yöntemi de, ayda bir olmak üzere, özel olarak muamele görmüş bir
kolibasil aşısıolan Pyrifer ile ateş şoku tedavisi idi. Bu yöntemle
hastadan bir miktar
kan alınıyor, bunu ozon oksijen birleşim ile karıştırarak yeniden
hastanın damarından enjekte ediyordu. Binlerce kanser hastası bu
yöntemle iyileşmişti.

- Biyolojik tedavilerden de söz edelim biraz...
- Memnuniyetle efendim. Kanserde belli başlı ölüm sebebi ya tümörün
hayati organları sararak yok etmesi,. Ya da glikojenezis denen bir kısır
döngü sonucu oluşan savunma gücünü yok eder ve hasta basit bir
enfeksiyonla bile ölebilir. Boston'daki Beth Israel Hastanesi şef
patoloğu Dr. Harold Dvorak, 'Gerçekte hiç kimse kanserden ölmez' diyor.
Çok başka sebeplerle, mesela

organların iflası sonucu ölür. Kanser hücresinin glikoza olan açlığı,
hızla çoğalmasından ötürü normal hücrelerden 10/15 kat fazladır. Ã�Å�stelik
glikozu da tam olarak yakmaz, fermantasyon yoluyla kullanır ve geriye
atık olarak laktik asit bırakır. Bu atık karaciğere ulaştığında, bir
enzim vasıtasıyla enerji birikimi de harcayarak yeniden glikoza
dönüşürdü. Böylece karaciğerle tümör arasında hastayı tüketen bir
alışveriş sürer gider.

- Bu durumda karaciğer ve kanser arasında yakın ilişki ortayaçıkıyor...
- Evet efendim . Karaciğer ile kanser kitlesi arasındaki bu kısır
döngüyü durdurabilirsek kanserin de ilerlemesini durdurabiliriz.

- Peki bunun ilacı bulunabildi mi?
- Elbette bulundu. 1970 yılından beri de kullanılıyor. ilacın içindeki
aktif madde Hydrazine Sulphate... Bu madde laktik asidi, glikoza
dönüştürüyor ve hem glikojenizisi durduruyor, hem de
tümörlerinbüyümesini.
Eski Sovyetler'de, şimdiki Rusya'da halen kullanılıyor.

Dr. Serap KIRMIZI
Uludag University
Faculty of Science and Arts
Department of Biology
16059 Gorukle/Bursa TÜRKİYE

Kaynak:http://www.istanbuldostum.com/showthread.php?t=78
Bugün 4 ziyaretçikişi burdaydı!


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=